Çocuğum Konuşmuyor, Hangi Doktora Gitmeliyim? Konuşma Gecikmesinde Doğru Adımlar
Büşra Nur Gökçe, Çocuk Gelişimci
· 10 dk okuma
Kısa cevap
Konuşmayan bir çocuk için ilk adres aile hekimi ya da çocuk doktorudur. İşitmenin kontrol edilmesi ilk adımlardandır, çünkü işitme kaybı konuşmayı doğrudan geciktirebilir. Bulgulara göre çocuk KBB ve odyoloji, çocuk nörolojisi, çocuk ve ergen ruh sağlığı ya da gelişimsel pediatri uzmanına ve dil ve konuşma terapistine yönlendirilir. Beceri kaybı varsa beklemeyin.
Önemli noktalar
- Konuşma gecikmesinde ilk başvuru yeri aile hekimi ya da çocuk doktorudur; diğer uzmanlara yönlendirme muayene bulgularına göre yapılır.
- Konuşması geciken her çocukta işitme kontrol edilmelidir; yenidoğan işitme taramasından geçmiş olmak sonradan ortaya çıkan kayıpları dışlamaz.
- Üç yaşından küçük çocuklarda hangi geç konuşanın yaşıtlarına yetişeceğini önceden kestirmek zordur; anlama güçlüğü ve jest kullanmama daha fazla dikkat gerektirir.
- Daha önce kazanılmış sözcüklerin ya da becerilerin kaybı, yaş ne olursa olsun beklemeden hekime başvurmayı gerektirir.
- Gecikmenin nedenini araştırmak ve tıbbi tanı koymak hekimin, dil ve konuşma becerilerini değerlendirip terapi planlamak dil ve konuşma terapistinin işidir.
Çocuğunuz yaşıtları gibi konuşmuyorsa, kaygının hemen ardından gelen soru büyük olasılıkla “Nereye gitmeliyim?” olur. Çocuk doktoru, KBB, çocuk nörolojisi, çocuk psikiyatrisi, dil ve konuşma terapisti: Seçenek çok, sıra ise belirsiz görünür. Bu rehberde Türkiye’deki başvuru yolunu, hangi uzmanın ne yaptığını ve muayeneye nasıl hazırlanabileceğinizi resmî ve bilimsel kaynaklara dayanarak anlatıyoruz.
Çocuğum konuşmuyor, hangi doktora gitmeliyim?
İlk adres aile hekiminiz ya da çocuk doktorunuzdur; diğer uzmanlara yönlendirme, bu muayenede ortaya çıkan bulgulara göre yapılır. Sağlık Bakanlığı’nın Bebek, Çocuk, Ergen İzlem Protokolleri, aile hekiminin izlem sırasında bir sorun saptadığında çocuğu ilgili yönergelere göre değerlendirmesini ve gerektiğinde bir uzmana yönlendirmesini öngörür. Bunun için bir sonraki rutin kontrolü beklemeniz gerekmez.
Muayenede hekim işitmeyi de değerlendirir ve çocuğun yalnızca konuşmada mı, yoksa hareket, oyun ve sosyal ilişki gibi başka alanlarda da mı geride kaldığına bakar. ABD’de aile hekimlerine yönelik bir derleme (American Family Physician, 2011), konuşma gecikmesinden şüphelenilen her çocuğun hem dil ve konuşma değerlendirmesine hem de işitme için odyoloğa yönlendirilmesini önerir. Aynı derleme, dil gecikmesinin başka bir gelişimsel sorunun ilk görünen işareti olabileceğini ve bu yüzden kapsamlı bir gelişim değerlendirmesinin önemli olduğunu vurgular.
Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerdeki hekimlerden randevuyu Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden alabilirsiniz. Sisteme internet sitesinden, mobil uygulamadan, e-Devlet girişiyle ya da ALO 182 hattından ulaşılır.
Konuşma gecikmesinde hangi uzman ne yapar?
Konuşma gecikmesinde tek bir “doğru doktor” yoktur; her uzman tablonun farklı bir parçasına bakar ve çoğu zaman birlikte çalışırlar. Aşağıdaki tablo, Türkiye’deki görev tanımlarına ve uzmanlık eğitimi müfredatlarına göre kimin hangi durumda devreye girdiğini özetliyor.
| Uzman | Ne zaman devreye girer? | Ne yapar? |
|---|---|---|
| Aile hekimi ya da çocuk doktoru | Kaygı fark edildiğinde, ilk başvuru olarak | Gelişimi ve işitmeyi değerlendirir, gerekirse ilgili uzmana yönlendirir |
| Kulak burun boğaz (KBB) hekimi ve odyolog | Konuşması geciken her çocukta işitmeyi kontrol etmek için | Odyolog, uzman hekimin yönlendirmesiyle işitme testlerini yapar; işitme kaybının tanı ve takibini KBB hekimi yürütür |
| Çocuk nörolojisi | Beceri kaybı, nöbet ya da hareket gelişiminde de belirgin gecikme varsa | Sinir sistemiyle ilgili nedenleri araştırır; dil ve konuşma bozuklukları bu yan dalın eğitim müfredatında nörogelişimsel bozukluklar arasında yer alır |
| Çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları | Otizm ya da başka bir nörogelişimsel durumdan şüphelenildiğinde | Ayrıntılı değerlendirme yapar; Sağlık Bakanlığı protokolü, otizm riski saptanan çocukların bu alanın uzmanına yönlendirilmesini önerir |
| Gelişimsel pediatri | Gelişimin birden fazla alanında kaygı olduğunda | Dil ve iletişim dahil tüm gelişim alanlarını çocuğun ailesi ve çevresiyle birlikte ele alan çocuk sağlığı yan dalıdır |
| Dil ve konuşma terapisti | Dil ve konuşma becerilerinin ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğinde | Dil, konuşma, ses ve yutma alanında değerlendirme yapar, terapi planlar ve uygular; gerektiğinde jest, iletişim panosu gibi destekleyici iletişim yollarını öğretir |
| Çocuk gelişimci | Gelişimin günlük yaşamda desteklenmesi istendiğinde | Dil dahil gelişim alanlarını değerlendirip gelişim destek programı hazırlar ve aileye rehberlik eder; tanı koymaz |
Bu uzmanlar birbirinin alternatifi değildir. Çocuk nörolojisi müfredatı da KBB, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve konuşma terapistleriyle birlikte, multidisipliner bir çalışmayı öngörür. Mesleklerin eğitimini ve görev alanlarını çocuk gelişimcinin ne iş yaptığını anlatan yazımızda ayrıntılı olarak karşılaştırdık.
Konuşmayan çocukta neden önce işitme kontrol edilir?
Çünkü iyi duymayan bir çocuk konuşmayı da geç öğrenir ve bu olasılık, diğer nedenlere bakılmadan önce dışlanmalıdır. American Family Physician derlemesine göre konuşma başlamadan önce ortaya çıkan işitme kaybında konuşma gecikir; konuşma başladıktan sonra gelişen kayıpta ise seslerin netliği yavaş yavaş bozulur ve sözcük dağarcığı ilerlemez. Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği (ASHA) de geç konuşan çocukları değerlendirirken işitme kaybının mutlaka göz önünde bulundurulmasını ister.
Sağlık Bakanlığı’nın izlem protokolünde işitme kaybı için sayılan risk etmenleri arasında şunlar da var:
-
- haftadan önce doğum ya da 1.500 gramın altında doğum ağırlığı
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde beş günden uzun kalma
- Annenin gebelikte kızamıkçık, sitomegalovirüs ya da toksoplazma gibi enfeksiyonlar geçirmesi
- Kanda bilirubin yüksekliği (hiperbilirubinemi) ve bakteriyel menenjit
- Kulak kepçesinde ya da kulak kanalında doğumsal farklılıklar, yarık damak veya dudak
- Ailede işitme kaybı bulunması
Orta kulakta biriken sıvı da gözden kaçabilir. ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü’ne (NIDCD) göre her altı çocuktan beşi üçüncü yaş gününe kadar en az bir kez orta kulak iltihabı geçirir; iltihap geçtikten sonra kulak zarının arkasında kalan sıvı hiçbir belirti vermeyebilir ve uzun süre kalırsa işitmeyi etkileyebilir. Çocuğun cevap vermesine dayanmayan testler de vardır: Yenidoğan taramasında kullanılan OAE ve ABR testleri bebek doğal uykusundayken uygulanır, hangi yaşta hangi testin uygun olduğuna ise KBB hekimi ve odyolog karar verir.
Konuşmayan çocuk için hangi yaşta doktora gidilmeli?
Belirli bir yaşı beklemeniz gerekmez: Çocuğunuz yaşına göre beklenen dil becerilerinin gerisindeyse, bir beceriyi kaybettiyse ya da içinize kaygı düştüyse hekiminizle konuşun. Aşağıdaki çerçeve, Sağlık Bakanlığı’nın izlem protokolünden ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) gelişim listelerinden derlendi:
- 18–24 ay: Protokole göre bu dönemdeki çocuklar 20’ye yakın sözcük söyler, iki sözcüklü cümleler kurar ve basit komutları yerine getirir. İki sözcüklü cümle 24. aydan itibaren beklendiği için bu beceri iki yaşında hâlâ yoksa bunu hekiminize anlatın.
- 2–3 yaş: Protokolde sözcük dağarcığının 24 ayda yaklaşık 270, 3 yaşında yaklaşık 1.000 sözcük olduğu belirtilir. Bu dönemde çocuk isteklerini çoğunlukla sözle bildirir, basit cümlelerle konuşur ve kendisine söyleneni anlar.
- 3 yaş: CDC’ye göre çoğu çocuk sizinle en az iki kez karşılıklı söz alıp vererek sohbet eder, “kim, ne, nerede, neden” diye sorular sorar, sorulduğunda adını söyler ve konuşması çoğu zaman başkalarınca anlaşılır.
- Her yaşta: Daha önce kullandığı sözcükleri ya da kazandığı becerileri kaybetmesi, beklemeden başvurmayı gerektirir.
“Biraz daha bekleyelim” kararı da dikkatle verilmelidir. American Family Physician derlemesinin aktardığı bir izlem çalışmasında, konuşması geciken üç buçuk yaşından küçük çocukların üçte ikisi, hiçbir destek almadan geçen bir yılın sonunda hâlâ konuşma terapisine ihtiyaç duyuyordu. Derlemeye göre hangi çocuğun yalnızca bekleyerek ilerleyeceğini kesin olarak bilmenin bir yolu yoktur.
Anlaşılırlık da önemli bir ölçüttür. American Family Physician derlemesindeki pratik kurala göre bir yabancı, iki yaşındaki bir çocuğun konuşmasının yaklaşık yarısını, üç yaşındakinin ise dörtte üçünü bağlamdan yardım almadan anlayabilmelidir. Diğer yaşlar için yaşa göre çocuk gelişim basamakları rehberine, iki yaş civarındaki işaretler için 2 yaşında gelişim geriliği belirtilerini anlatan yazımıza bakabilirsiniz.
Geç konuşan çocuk ile gelişimsel dil bozukluğu arasındaki fark nedir?
Geç konuşan çocuk, başka bir gelişim sorunu olmadığı hâlde dili yaşıtlarından geç başlayan küçük çocuktur; gelişimsel dil bozukluğu ise günlük yaşamı etkileyen, kalıcı olma olasılığı yüksek ve bilinen bir tıbbi nedene bağlanamayan dil güçlüğüdür. ASHA’nın aktardığı araştırmalara göre iki yaşındaki çocukların yaklaşık yüzde 10 ile 20’si geç konuşan grupta yer alır. Dil gelişimi üzerine yapılan uluslararası CATALISE uzlaşı çalışmasının aktardığı araştırmalarda ise çocuklarda dil sorunlarının yaygınlığı, yaşa ve kullanılan tanıma göre yüzde 3 ile 7 arasında tahmin ediliyor.
| Özellik | Geç konuşma | Gelişimsel dil bozukluğu |
|---|---|---|
| Kimde söz edilir? | Dili yaş beklentisinin gerisinde kalan, başka bir gelişim alanında gecikmesi olmayan küçük çocuklarda | Dil güçlüğü süren ve günlük yaşamı, öğrenmeyi etkileyen çocuklarda |
| Nedeni | Başka açıdan sağlıklı çocuklarda nedeni bilinmiyor | Bilinen bir tıbbi nedene bağlanmaz; sensörinöral işitme kaybı ya da Down sendromu gibi bir durum varsa “o durumla ilişkili dil bozukluğu” denir |
| Seyri | Birçoğu yaşıtlarına yetişir, ama hangisinin yetişeceği başta bilinemez | Beş yaşından sonra da süren dil sorunlarının kalıcı olma olasılığı yüksektir |
Farklı ülkelerden ve mesleklerden uzmanların katıldığı bu uzlaşıya göre üç yaşından küçük çocuklarda dilin seyrini kestirmek özellikle zordur. Uzlaşı, 24 ayda sözcükleri birleştirmeyen çocukların seyrinin 15 ayda hiç sözcük söylemeyenlerden daha kötü göründüğünü aktarır; söyleneni anlamakta zorlanan, jestle iletişim kurmayan ya da beden hareketlerini taklit etmeyen çocuklarda da seyir daha kötü görünür. Ailede dil ya da okuma-yazma güçlüğü bulunması ek bir risk etmenidir.
Üç-dört yaşında tahmin kolaylaşır: Dilin ne kadar çok alanı etkileniyorsa güçlüğün okul çağına taşınma olasılığı o kadar artar. Buna karşılık sorunu yalnızca bazı sesleri çıkarmakla sınırlı olan okul öncesi çocuklarda seyir genellikle iyidir.
İki dilli büyümek ise tek başına gecikme nedeni sayılmaz. ASHA’ya göre iki dilliliğin dil gelişimini engellediği gösterilmemiştir; iki dilli bir çocukta gerçek bir dil güçlüğü olup olmadığını anlamak için değerlendirmenin her iki dilde yapılması gerekir.
Çocuk nörolojisi ya da çocuk psikiyatrisi ne zaman gündeme gelir?
Konuşma gecikmesine beceri kaybı, nöbet ya da hareket gelişiminde gecikme gibi bulgular ya da sosyal iletişimle ilgili işaretler eşlik ediyorsa hekiminiz çocuk nörolojisi ya da çocuk ve ergen ruh sağlığı değerlendirmesi isteyebilir. Bu yönlendirme bir tanı anlamına gelmez; gecikmenin nedenini daha ayrıntılı araştırmanın yoludur.
Sağlık Bakanlığı’nın protokolü, her çocuğun 18. ayda, 24. ayda ve 3 yaşında otizm açısından değerlendirilmesini ister. Aile hekiminin baktığı beş madde şunlardır:
- Adı söylendiğinde bakıyor mu?
- Göz teması kuruyor mu?
- Parmakla işaret edilen nesneye bakıyor mu?
- Zıplama, kanat çırpma gibi tekrarlayıcı davranışları var mı?
- Konuşmasında gecikme var mı?
Bu maddelerden birinde risk saptanırsa protokol, çocuğun en kısa sürede ayrıntılı değerlendirme için çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına yönlendirilmesini önerir. Görüldüğü gibi konuşma gecikmesi bu değerlendirmenin yalnızca bir parçasıdır. Taramanın nasıl yapıldığını evde otizm testinin mümkün olup olmadığını anlatan yazımızda bulabilirsiniz.
İngiltere’de ulusal sağlık kılavuzlarını yayımlayan NICE’a göre üç yaşından küçük bir çocukta dil ya da sosyal becerilerde gerileme varsa çocuk doğrudan otizm değerlendirme ekibine yönlendirilir. Üç yaşından büyük bir çocukta dilde gerileme ya da hangi yaşta olursa olsun hareket becerilerinde gerileme görüldüğünde ise kılavuz önce bir çocuk doktoruna ya da çocuk nöroloğuna yönlendirmeyi önerir.
CATALISE uzlaşısı da beyin hasarı, epilepsiyle ilişkili edinilmiş dil kaybı ve serebral palsi gibi nörolojik durumları, dil güçlüğünün daha karmaşık bir tablonun parçası olduğu durumlar arasında sayar. Bu olasılıkları araştırmak çocuk nörolojisinin alanına girer.
Muayenede hekime hangi bilgileri vermelisiniz?
Çocuğunuzun kullandığı sözcükler, sizi ne kadar anladığı, seslere nasıl tepki verdiği ve gebelik ile doğum öyküsü, hekimin tabloyu görmesine yardım eden temel bilgilerdir. Muayenedeki birkaç dakika çocuğunuzu tanımak için kısa kalabilir; gözlemlerinizi önceden yazmak işinizi kolaylaştırır. Yanınıza almanız yararlı olabilecekler:
- Kullandığı sözcüklerin listesi ve sözcük yerine kullandığı sesler ya da jestler
- Sözcükleri birleştirip birleştirmediği, birleştiriyorsa birkaç örnek
- “Ayakkabını getir” gibi basit bir yönergeyi işaret etmeden söylediğinizde yapıp yapmadığı
- Adı söylendiğinde, arkasından seslenildiğinde ya da kapı zili çaldığında nasıl tepki verdiği
- Geçirdiği kulak iltihapları, ateşli havale, ağır üst solunum yolu enfeksiyonu ya da menenjit
- Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, yenidoğan yoğun bakımında kalma ve sarılık gibi doğum bilgileri
- Yenidoğan işitme taramasından sonra ailelere verilen sonuç kartı
- Ailede işitme kaybı, geç konuşma ya da okuma-yazma güçlüğü olup olmadığı
- Kaybettiği bir beceri varsa bunu ne zaman fark ettiğiniz
- Evde doğal bir anında çekilmiş kısa bir video
CDC de muayeneden önce yaşa uygun gelişim listesini doldurup hekimle paylaşmayı, gerekirse gelişim taraması ve uzman yönlendirmesi istemeyi önerir. Çocuğunuzu en iyi siz tanırsınız; listede olmayan ama sizi düşündüren her ayrıntıyı anlatın.
Konuşmayan çocuğu evde konuşmaya nasıl teşvik edebilirsiniz?
Çocuğunuzun her iletişim çabasına, o an ilgilendiği şeyle bağlantılı sözcüklerle karşılık vermek, evde yapabileceğiniz temel destektir. ASHA’nın küçük çocuklarda dil gelişimini desteklediğini belirttiği etkileşim biçimleri günlük yaşama kolayca taşınabilir:
- Çocuğunuz bir şeye bakıp ses çıkardığında ya da işaret ettiğinde, istediğini adlandırarak karşılık verin: “Top. Topu istiyorsun.”
- Söylediğini bir sözcük ekleyerek tekrar edin; “su” dediğinde “soğuk su” deyin.
- Konuşurken jest ve bakışla da model olun; gösterin, başınızı sallayın.
- Bir soru sorduktan ya da oyunu durdurduktan sonra bekleyin; ona başlama ve cevap verme fırsatı tanıyın.
- Sözcük olmasa da her iletişim denemesine ilgiyle karşılık verin.
- Her gün birlikte resimli kitaba bakın, başka çocuklarla oynayabileceği ortamlar yaratın.
ASHA ayrıca konuşmanın yanında jest, işaret ve resim gibi farklı iletişim yollarının da kullanılmasını önerir. American Family Physician derlemesine göre dil ve konuşma terapisi alan çocuklarda, ailenin bir terapistin rehberliğinde uyguladığı çalışmalar terapistin uyguladıkları kadar etkili bulunmuştur; bu yüzden terapistten evde neler yapabileceğinizi göstermesini istemekten çekinmeyin. Ekran süresinin konuşmaya etkisini merak ediyorsanız ekranın otizm yapıp yapmadığını ve dil gelişimini nasıl etkilediğini anlatan yazımıza göz atabilirsiniz.
Büşra Nur Gökçe, İstanbul Avrupa Yakası’nda çocukların kendi evinde birebir özel ders veren bir çocuk gelişimcidir. Derslerde tanı konmaz ve bu çalışmalar hekim değerlendirmesinin ya da dil ve konuşma terapisinin yerine geçmez; iletişim becerileri oyun ve günlük rutinler içinde, çocuğun aldığı diğer desteklerle birlikte ve onları tamamlayacak biçimde çalışılır. Hangi alanlarda destek verildiğini evde özel eğitim hizmetleri sayfasında görebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Dil ve konuşma terapistine doktor yönlendirmesi olmadan gidilebilir mi?
Evet, bazı durumlarda gidilebilir. Sağlık meslek mensuplarının görev tanımlarını düzenleyen yönetmelik, konuşma ve dilin özel gelişimsel bozuklukları, kekemelik ve hızlı konuşma gibi durumlarda dil ve konuşma terapistinin hekimin teşhis ve yönlendirmesine bağlı olmadan terapi yapabileceğini belirtir. Yine de hiç konuşmayan ya da çok az sözcük kullanan bir çocukta işitme kaybı gibi tıbbi nedenlerin dışlanması gerekir. Bu yüzden terapiste başvursanız bile hekim değerlendirmesini ertelemeyin.
Yenidoğan işitme taramasından geçen bir çocuğun işitmesi yeniden test edilmeli mi?
Konuşması yaşına göre belirgin biçimde geride kalıyorsa evet. Sağlık Bakanlığı'nın Ulusal Yenidoğan İşitme Taraması Uygulama Rehberi'ne göre taramadan geçmek o andaki işitmenin normal olduğunu gösterir, ancak testten sonra ortaya çıkabilecek kayıpları yakalaması beklenmez. Rehber, menenjit, ağır üst solunum yolu enfeksiyonu ya da ateşli havale gibi durumların işitmeyi etkileyebileceğini ve konuşma gelişimi yaşının çok gerisinde kalırsa ailenin işitme testinin tekrarlanmasını istemesi gerektiğini belirtir.
Dil bağı çocuğun konuşmamasına neden olur mu?
Genellikle hayır. Amerikan Kulak Burun Boğaz-Baş ve Boyun Cerrahisi Akademisi'nin çocuk KBB uzmanlarıyla hazırladığı 2020 tarihli uzlaşı bildirgesine göre dil bağı konuşmayı çoğu zaman etkilemez; dil ucunda belirgin kısıtlılık olsa bile en çok dil hareketi gerektiren sesler genellikle çıkarılabilir. Bildirge, dil hareketi hiç ya da çok az kısıtlı olan bebeklerde ileride konuşma sorunu çıkmasın diye bağı kesmenin gerekli olmadığını belirtir. Bildirge ayrıca, konuşma kaygısıyla bir işlem düşünülüyorsa önce bir dil ve konuşma terapistine danışılmasını önerir.
Çocuğum konuşmaya başladı ama kekeliyor; ne zaman uzmana gitmeliyim?
Kekeleme üç ila altı aydır sürüyorsa, çocuğunuz konuşurken zorlanıp gerginleşiyorsa ya da ailede kekemelik öyküsü varsa bir dil ve konuşma terapistine başvurun. ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü'ne (NIDCD) göre kekemelik en sık 2–6 yaş arasında, dil becerileri gelişirken görülür ve kekeleyen çocukların yaklaşık yüzde 75'i zamanla düzelir. Bu süreçte evde sakin ve biraz yavaş konuşmanız, cümlelerini onun yerine tamamlamamanız önerilir.
Konuşma gecikmesi okulda okuma ve yazmayı etkiler mi?
Etkileyebilir. American Family Physician dergisinde yayımlanan bir derlemeye göre iki buçuk ile beş yaş arasında dil ve konuşma sorunu yaşayan çocuklar ilkokulda okumada daha fazla zorlanabiliyor; güçlüğün beş buçuk yaşından sonra da sürdüğü çocuklarda dikkat ve sosyal ilişki sorunları daha sık görülüyor. Uluslararası CATALISE uzlaşısı da okula sözlü dil güçlüğüyle başlayan çocukların okuma ve akademik başarı açısından risk taşıdığını belirtir. Okul öncesinde süren dil güçlüklerini okul başlamadan hekiminizle ve terapistinizle konuşun.

Yazar
Büşra Nur Gökçe
Çocuk Gelişimci
İstanbul Aydın Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun oldum ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın 240 saatlik özel eğitim uzman öğretici kursunu tamamladım. İstanbul Avrupa Yakası'nda evde birebir özel ders veriyorum; bu rehberde velilerin sık aradığı sorulara güvenilir kaynaklara dayanarak cevap veriyorum.
Büşra Nur Gökçe'yi tanıyın