İçeriğe atla
Büşra Nur GökçeÇocuk Gelişimci
Otizm

Ekran Otizm Yapar mı? 'Sanal Otizm' Hakkında Bilinenler

Büşra Nur Gökçe, Çocuk Gelişimci
· 10 dk okuma

Kısa cevap

Hayır, bugünkü bilimsel kanıtlar ekranın otizme yol açtığını göstermiyor; 46 çalışmayı birleştiren 2023 tarihli bir meta-analizde görülen küçük bağlantı, yayın yanlılığı hesaba katılınca anlamlılığını yitirdi. "Sanal otizm" de resmî bir tanı değildir. Yine de erken yaşta yoğun ekran kullanımı dil ve dikkat güçlükleriyle ilişkilidir; DSÖ de küçük çocuklar için ekran yerine yetişkinle etkileşimli zamanı önerir.

Önemli noktalar

  • Ekran ile otizm arasında bulunan bağlantı zayıftır ve ekranın otizme neden olduğu kanıtlanmamıştır.
  • "Sanal otizm" tanı sınıflandırmalarında yer almayan, tartışmalı bir terimdir; bazı araştırmacılar onu yanıltıcı bulur.
  • Erken yaşta uzun ekran süresi, daha zayıf dil becerileri ve dikkat sorunlarıyla birlikte görülmüştür.
  • DSÖ ve Sağlık Bakanlığı iki yaşından küçük çocuklar için ekran süresini önermez; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu sınırı 3 yaşa kadar uzatır.
  • Ekranı azaltmak değerlendirmeyi ertelemek için bir neden değildir; kaygınız sürüyorsa beklemeden hekime başvurun.

Çocuğunuzun telefona ya da tablete bakarken uzun süre sessizce oturduğunu, ama adını seslendiğinizde dönmediğini fark ettiyseniz, aklınıza gelen ilk soru büyük olasılıkla bunun otizm olup olmadığıdır. Karşınıza çıkmış olabilecek “sanal otizm” ifadesi bu kaygıyı daha da büyütebilir. Bu yazıda araştırmaların ve resmî rehberlerin gerçekte ne söylediğini, evde neler yapabileceğinizi ve ne zaman bir uzmana başvurmanız gerektiğini bulacaksınız.

Ekran otizm yapar mı?

Hayır, bugünkü bilimsel kanıtlar ekranın otizme yol açtığını göstermiyor. Bu soruya en geniş açıdan bakan çalışmalardan biri, 2023’te JAMA Network Open dergisinde yayımlanan ve toplam 562.131 katılımcıyı kapsayan 46 gözlemsel çalışmayı bir araya getiren meta-analizdir. Bu analizde ekran süresiyle otizm arasında küçük bir bağlantı görülmüş, ancak yayın yanlılığı, yani olumlu sonuç bulan çalışmaların daha kolay yayımlanması hesaba katıldığında bağlantı istatistiksel olarak anlamlı olmaktan çıkmıştır.

Araştırmacılar, ekran ile otizm arasında ileri sürülen ilişkinin mevcut çalışmalarla yeterince desteklenmediği sonucuna varmıştır. Aynı yazarlar, otizmli çocukların sosyal etkileşimin zorluklarından kaçınmak için ekranı tercih ediyor olabileceği olasılığının da dışlanamayacağını belirtir. Yani bir bağlantı olsa bile, okun hangi yönü gösterdiği belli değildir.

Otizmin nedenleri konusunda Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Eylül 2025 tarihli bilgi notu, çocuğun otizmli olma olasılığını artıran muhtemelen pek çok genetik ve çevresel etken bulunduğunu söyler. ABD Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü (NICHD) de genlerin otizmin başlıca nedenlerinden ya da önemli katkı sağlayan etkenlerinden biri olduğunu gösteren çok sayıda kanıt bulunduğunu belirtir. Kısacası otizm, tek bir alışkanlıkla açıklanabilecek bir durum değildir.

Sanal otizm nedir, gerçek bir tanı mı?

Sanal otizm resmî bir tanı değildir; tanı sınıflandırma sistemlerinde yer almayan, tartışmalı bir terimdir. Terim 2018’de Romanyalı psikolog Marius Zamfir tarafından, 0–3 yaş arasında günde dört saatten fazla ekran karşısında kalan çocuklarda görülen ve otizmi andıran davranışları tanımlamak için kullanılmıştır. 2024’te Indian Journal of Psychological Medicine’de yayımlanan bir değerlendirme yazısı, kanıtların bu tabloyu ayrı bir tanı olarak kabul ettirecek düzeyde olmadığını ve konudaki araştırmaların büyük kısmının olgu sunumları ile derlemelerden oluştuğunu vurgular.

Terimin kendisi de eleştiriliyor. Autism dergisinde 2026’da yayımlanan bir yazıda araştırmacılar, “otizm” sözcüğünün bu bağlamda kullanılmasının otizmin ekrandan kaynaklandığı yanılgısını besleyebileceğini ve otizmi anne babaya bağlayan eski, suçlayıcı fikirleri yeniden canlandırabileceğini belirtir. Bu yazarlar onun yerine “ekranla ilişkili gelişim geriliği” gibi daha açık bir ifade önerir.

Fransa’dan bir hekim grubu da benzer tabloyu “erken dönemde aşırı medya maruziyeti sendromu” olarak adlandırmıştır. Hangi adla anılırsa anılsın ortak nokta şudur: Bu tablo bir otizm türü olarak tanımlanmış değildir ve çocuğunuzun durumunu ancak bir hekim değerlendirebilir.

Sanal otizm belirtileri nelerdir, otizmden nasıl ayrılır?

Yoğun ekrana maruz kalan küçük çocuklarda bildirilen belirtiler otizmin erken işaretleriyle büyük ölçüde örtüşür; bu yüzden ikisini evde ayırt etmek mümkün değildir. Yukarıda andığımız 2024 tarihli değerlendirme yazısı, bu çocuklarla ilgili çalışmalarda şu belirtilerin bildirildiğini aktarır:

  • Göz temasından kaçınma
  • Konuşmada gecikme
  • Jest ve mimik gibi sözsüz iletişimde zayıflık
  • Sosyal ipuçlarını anlamakta zorlanma
  • Günlük rutinlerdeki değişikliklere tahammül edememe
  • Dikkat süresinin kısalığı ve aşırı hareketlilik

İran’da yapılan küçük bir karşılaştırma çalışmasında, uyanık geçirdiği zamanın yarısından fazlasında dijital cihazlara maruz kalan ve otizm tanısı almamış 15 çocuğun otizm belirtilerinin şiddeti, otizm tanılı 15 çocuktan anlamlı biçimde farklı bulunmamıştır. İki grubu birbirinden ayıran yürütücü işlevler ve davranış esnekliği olmuştur; bu alanlarda otizm tanılı çocuklar daha fazla zorlanıyordu. Bu bulgu, yalnızca gözleme dayanarak “bu ekrandandır, otizm değildir” demenin neden zor olduğunu gösterir.

Otizm belirtilerinin yaşa göre nasıl görüldüğünü ve gözlem yaparken nelere dikkat edebileceğinizi evde otizm testi yapılıp yapılamayacağını anlatan rehberimizde ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Ekran dil ve dikkat gelişimini etkiler mi?

Ekran otizme yol açmasa da erken yaşta uzun ekran süresi, daha zayıf dil becerileri ve dikkat sorunlarıyla birlikte görülmektedir. 42 çalışmada 18.905 çocuğun verisini birleştiren 2020 tarihli bir meta-analizde, ekran süresi daha uzun olan çocukların dil becerilerinin daha zayıf olduğu görülmüştür. Aynı analizde ekrana daha geç yaşta başlamak, eğitici içerik seçmek ve ekranı bir yetişkinle birlikte izlemek daha güçlü dil becerileriyle ilişkili çıkmıştır.

Dikkat tarafında da benzer bulgular var. Kanada’da yaklaşık 2.300 çocuğun izlendiği bir doğum kohortunda, beş yaşında günde iki saatten fazla ekran karşısında kalan çocuklarda, günde yarım saatten az kalanlara göre belirgin dikkat sorunları bildirilme olasılığı yaklaşık altı kat yüksek bulunmuştur. Bu bulgular da ilişkiyi gösterir; ekranın tek başına neden olduğunu kanıtlamaz.

Pratik mesaj yine de açıktır: Ekranın süresi kadar ne izlendiği, kaç yaşında başlandığı ve çocuğun yanında kimin olduğu da önemlidir. Otizmli çocuklarda ekran süresinin konuşmayla ilişkisini otizmli çocukların konuşma gelişimini anlattığımız yazıda ayrıca ele aldık.

Araştırmalar ekranla otizmi neden ilişkilendiriyor?

Çünkü bazı çalışmalarda ekranı çok kullanan çocuklarda otizm belirtileri daha sık görülmüştür; ancak iki şeyin birlikte görülmesi, birinin diğerine yol açtığı anlamına gelmez. Şemsiye satışlarının arttığı günlerde sokaklar da ıslaktır; ama sokakları ıslatan şemsiye değil, ikisinin de nedeni olan yağmurdur. Ekran ile otizm arasındaki bağlantı için de araştırmacılar birkaç farklı açıklamayı tartışır:

  • Ekran etkileşimin yerini alıyor olabilir: Ekran başında geçen zaman, konuşma, oyun ve yüz yüze iletişim için ayrılan zamandan eksiliyor olabilir.
  • Yön tersine olabilir: Otizmli çocuklar çok küçük yaştan itibaren ekrana daha fazla ilgi gösterebilir; gelişiminde güçlük olan çocuklara zor anları yatıştırmak için daha fazla ekran verilmesi de olasıdır.
  • Ortak etkenler olabilir: Ailenin sosyoekonomik koşulları ya da ebeveyn tutumları gibi başka etkenler hem ekran süresini hem de gelişimi etkileyebilir.

Aşağıdaki tablo, konuyla ilgili en çok anılan çalışmalardan bazılarının ne bulduğunu ve neden kesin kanıt sayılmadığını özetliyor:

Çalışma Ne buldu? Neden kesin kanıt sayılmaz?
ABD, 2.152 çocuk (2020) 12 aylıkken televizyon ya da video izlemek, 2 yaşında biraz daha fazla otizm benzeri belirtiyle; her gün ebeveynle oyun ise daha az belirtiyle ilişkili Otizm taramasındaki risk sonucuyla anlamlı bir ilişki çıkmadı; 18 aylıktaki yüksek ekran süresi de anlamlı bulunmadı
Japonya, 84.030 anne-çocuk (2022) Erkek çocuklarda 1 yaşında günde 2–4 saat ekran, hiç ekran izlememeye göre 3 yaşında otizm tanısı alma olasılığının yaklaşık 3,5 kat yüksek olmasıyla ilişkili; kızlarda ilişki yok Tanı bilgisi annelerin doldurduğu ankete dayanıyor; gözlemsel bir çalışma
46 çalışmanın meta-analizi (2023) Ekran süresiyle otizm arasında küçük bir ilişki Yayın yanlılığı düzeltilince ilişki anlamlılığını yitirdi; çalışmaların büyük çoğunluğu tek bir zaman noktasında yapılmış

Ekranı azaltınca sanal otizm geçer mi?

Bazı çocuklarda ekran azaltılıp yetişkinle etkileşim artırıldığında otizmi andıran davranışların belirgin biçimde azaldığı bildirilmiştir; ancak bu bilgi şimdilik çoğunlukla olgu sunumlarına ve küçük çalışmalara dayanır. Fransız hekimlerin yayımladığı bir olgu sunumunda, günde yaklaşık üç saat telefonda video izleyen ve evde televizyonun gün boyu açık durduğu iki yaşındaki bir çocukta ekranın tamamen kesilmesi ve oyunla dış mekân etkinliklerinin artırılmasından iki buçuk ay sonra otizm derecelendirme ölçeğindeki puan otizm aralığının dışına çıkmış, dil güçlüğü ise sürmüştür. 2019’da yayımlanan bir derleme de birkaç ay ekransız geçen ve her gün birebir etkileşimle desteklenen dönemin ardından düzelme ya da belirgin ilerleme görülen olgulara dikkat çeker.

Otizm tanısı almış çocuklarla yapılan küçük bir ön çalışmada ise 18–40 aylık dokuz çocuğun günlük ekran süresi, ebeveyn eğitimi ve haftalık ev ziyaretleriyle ortalama 5,6 saatten yaklaşık 5 dakikaya indirilmiştir. Altı ayın sonunda temel otizm belirtilerinde ve ebeveyn stresinde anlamlı iyileşme görülmüştür. Yalnızca dokuz çocukla yapılan bu çalışma, yazarlarının da belirttiği gibi daha fazla araştırma gerektiğini düşündüren bir ön bulgudur.

Burada iki durumu birbirinden ayırmak önemlidir. Yukarıdaki ön çalışmada ölçülen şey belirtilerdeki iyileşmedir; bu bulgular ekranı azaltmanın otizmi ortadan kaldırdığını söylemek için yeterli değildir, ama ekranı azaltmak her çocuğa etkileşim ve oyun için daha fazla zaman açar. Otizmin seyrini ve “geçer mi” sorusunu otizmin geçip geçmediğini anlattığımız yazıda ayrıca ele aldık.

Hangi yaşta ne kadar ekran süresi önerilir?

DSÖ ve Sağlık Bakanlığı iki yaşından küçük çocuklar için ekran karşısında geçen süreyi önermez; 2–4 yaş için ise günde en fazla bir saat sınırı koyar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Şubat 2026’da paylaştığı öneriler daha sıkıdır ve 3 yaşına kadar ekrandan tamamen uzak durulmasını ister. Aşağıdaki tablo DSÖ’nün 2019 önerilerini, Sağlık Bakanlığı’nın Bebek, Çocuk, Ergen İzlem Protokolleri’ni ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın önerilerini yan yana gösteriyor:

Yaş DSÖ (2019) Sağlık Bakanlığı (2018) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (2026)
1 yaşından küçük Önerilmez Önerilmez Önerilmez
1 yaş Hareketsiz ekran süresi önerilmez Önerilmez Önerilmez
2 yaş Günde en fazla 1 saat, daha azı daha iyi Tek seferde en fazla 20 dakika, günde en fazla 1 saat Önerilmez
3 yaş Günde en fazla 1 saat, daha azı daha iyi Tek seferde en fazla 20 dakika, günde en fazla 1 saat Günde en fazla 30 dakika
4 yaş Günde en fazla 1 saat, daha azı daha iyi Tek seferde en fazla 20 dakika, günde en fazla 1 saat Günde en fazla 40 dakika
5 yaş Rehberin kapsamı dışında Günde toplam en fazla 2 saat Günde en fazla 50 dakika
6 yaş Rehberin kapsamı dışında Günde toplam en fazla 2 saat Günde en fazla 60 dakika

Rakamlar farklı olsa da üç kaynağın mesajı aynı yöne bakar: İlk yıllarda ekran olmaması, sonrasında kısa ve sınırlı kullanım, her yaşta da daha azının daha iyi olması. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ayrıca yemek sırasında, uykudan önce ve çocuk odasında dijital araçların kullanılmamasını önerir. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) de küçük çocuklar için yalnızca süreye değil, ekranın ebeveynle birlikte kullanılmasına ve çocuğa gelişimini destekleyen başka etkinlikler için zaman kalmasına dikkat çeker.

Ekran yerine çocuğunuzla neler yapabilirsiniz?

Ekran süresinin yerine koyabileceğiniz şey, çocuğunuzla yüz yüze geçirdiğiniz etkileşimli zamandır. DSÖ, bir yetişkinle kitap okuma, hikâye anlatma, şarkı söyleme ve yapboz gibi ekransız etkinliklerin çocuk gelişimi için çok önemli olduğunu vurgular. ABD’de 2.152 çocuğun izlendiği çalışmada da 12 aylıkken her gün ebeveyniyle oynayan çocuklarda iki yaşında daha az otizm benzeri belirti görülmüştür.

Evde şu adımlarla başlayabilirsiniz:

  1. Yalnızca yasaklamayın, yerine bir şey koyun. Ekranı kapattığınız saate önceden bir oyun, park ya da kitap zamanı yerleştirin.
  2. Ekransız anlar ve yerler belirleyin. Yemek, uyku öncesi ve çocuk odası, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da önerdiği gibi ekransız kalabilir.
  3. Arka plandaki televizyonu kapatın. Dil gelişimi üzerine yapılan meta-analizde arka planda açık duran televizyon da daha zayıf dil becerileriyle ilişkili bulunmuştur.
  4. İzleniyorsa birlikte izleyin ve konuşun. Ekranı yetişkinle birlikte izlemek, yukarıda andığımız meta-analizde daha güçlü dil becerileriyle ilişkili bulunmuştu. Karakterler ve olaylar hakkında sorular sorabilir, çocuğunuzun tepkilerine karşılık verebilirsiniz.
  5. Sakinleştirmek için başka yollar bulun. Paris çevresinde 12–36 aylık 171 çocuğun ailesiyle yapılan bir araştırmada yüksek ekran süresiyle en güçlü ilişkili etken, ekranın çocuğu sakinleştirmek için verilmesiydi; kitap okumak ise daha az ekranla ilişkiliydi.
  6. Kendi ekran kullanımınızı gözden geçirin. Aynı araştırmada ebeveynlerin kendi ekran süresi de çocuğun yüksek ekran süresiyle ilişkili çıkmıştır.

Kuralları açık ve tutarlı tutmak geçişi kolaylaştırır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kuralların net ve anlaşılır olmasını, süre bitmeden önce çocuğa hatırlatma yapılmasını ve ebeveynlerin kurallara kendileri de uyarak örnek olmasını önerir. Çocuğunuz otizm tanılıysa, tablet kapatıldığında yaşanabilecek bağırma ya da vurma gibi zor anlar için otizmli çocuğa kriz anlarında nasıl davranılacağını anlatan yazımıza göz atabilirsiniz.

Ekranı azalttık ama belirtiler sürüyorsa ne yapmalı?

Ekranı azaltmak iyi bir adımdır, ama değerlendirmeyi ertelemek için bir neden değildir; kaygınız varsa ekranı azaltırken aynı zamanda aile hekiminize ya da çocuk doktorunuza başvurun. Sağlık Bakanlığı’nın izlem protokolüne göre her çocuk 18. ay, 24. ay ve 3 yaşta otizm spektrum bozukluğu yönünden değerlendirilmeli, risk saptanan çocuk da en kısa sürede ayrıntılı değerlendirme için uzmana yönlendirilmelidir. Aynı protokol, otizm ne kadar erken fark edilip yönlendirilirse o kadar olumlu sonuç alındığını vurgular.

Protokoldeki değerlendirmede çocuğun adı söylendiğinde bakıp bakmadığına, göz teması kurup kurmadığına, işaret edilen nesneye bakıp bakmadığına, tekrarlayıcı davranışlarına ve konuşmasında gecikme olup olmadığına bakılır. Ekranı azaltmanıza rağmen bu alanlarda bir değişiklik görmüyorsanız ya da çocuğunuzun yaşıtlarından geride kaldığını düşünüyorsanız randevuyu ertelemeyin.

Çocuğunuz daha önce kullandığı sözcükleri ya da kazandığı becerileri kaybettiyse hiç beklemeyin. İngiltere’nin ulusal sağlık rehberlerini hazırlayan NICE, dil ya da sosyal becerilerinde gerileme görülen 3 yaşından küçük çocukların doğrudan otizm değerlendirme ekibine yönlendirilmesini önerir. Yaşa göre beklenen becerileri çocuk gelişim basamakları sayfamızda, konuşma gecikmesinde hangi uzmana gidileceğini de çocuğu konuşmayan ailelere yol gösteren yazımızda bulabilirsiniz.

Tanıyı yalnızca hekim koyar; çocuk gelişimci ya da özel eğitim uzman öğreticisi tanı koymaz. Tanı süreci devam ederken de çocuğunuzla oyun, iletişim ve günlük beceriler üzerine çalışmaya başlamak mümkündür; bunu otizm eğitiminin kaç yaşında başladığını anlatan yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Büşra Nur Gökçe, üniversite yıllarında staj yaptığı hastanede ekranın çocukların dil gelişimine etkileri üzerine bir bilgilendirme broşürü hazırlayıp ailelerle paylaşmış bir çocuk gelişimcidir. Bugün İstanbul Avrupa Yakası’nda çocuğun kendi evinde otizm özel dersi veriyor. Derslerde tanı konmaz; oyun, iletişim ve günlük rutinler üzerinden çalışılır ve her dersin sonunda hafta içinde evde nasıl devam edilebileceği aileyle paylaşılır.

Sık sorulan sorular

Çizgi film ve eğitici videolar da ekran süresine dahil mi?

Evet, dahildir; önerilen sınırlar içeriğin türünden bağımsız olarak ekran karşısında geçen toplam süreyi kapsar. DSÖ televizyon ya da video izlemeyi ve bilgisayar oyunlarını hareketsiz ekran süresi olarak sayar; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da video, dijital oyun ve televizyonun bu süreye eklenmesini ister. İçerik yine de önemlidir: Bir meta-analizde eğitici programlar ve ekranı yetişkinle birlikte izlemek daha güçlü dil becerileriyle ilişkili bulunmuştur. Yani iyi içerik seçmek süre sınırını kaldırmaz, ama sınırın içindeki zamanı daha değerli kılar.

Arka planda açık duran televizyon da çocuğu etkiler mi?

Etkileyebilir; çocuk doğrudan izlemese bile arka planda açık duran televizyon daha zayıf dil becerileriyle ilişkili bulunmuştur. 42 çalışmayı birleştiren 2020 tarihli bir meta-analiz, arka plan televizyonu ile çocukların dil becerileri arasında olumsuz bir ilişki saptamıştır. Paris çevresinde 12–36 aylık çocuklarla yapılan bir araştırmada da ailelerin üçte birinden fazlası televizyonu çoğu zaman arka planda açık bıraktığını söylemiş ve bu durum çocuğun yüksek ekran süresiyle ilişkili çıkmıştır. Kimse izlemiyorsa televizyonu kapatmak, hiçbir hazırlık gerektirmeyen bir adımdır.

Otizm tanısı almış çocuğun ekranını tamamen kesmek gerekir mi?

DSÖ'nün ve iki bakanlığın önerileri otizm tanılı çocuklar için ayrı bir kural koymaz; yaşa göre genel öneriler onlar için de geçerlidir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 3 yaşına kadar hiç ekran önermez; DSÖ ve Sağlık Bakanlığı ise iki yaşından küçükler için ekranı önermez, sonrası için kısa ve sınırlı süreler tanımlar. Otizm tanılı dokuz çocukla yapılan bir ön çalışmada ekran büyük ölçüde azaltılıp yerine sosyal etkileşim konunca belirtilerde ve ebeveyn stresinde iyileşme görülmüştür; yazarlar bu sonucun daha fazla araştırmayla doğrulanması gerektiğini belirtir.

Ekran gelişim geriliği yapar mı?

Kesin olarak söylenemez; ancak uzun ekran süresinin sonraki gelişim tarama sonuçlarındaki düşüşle ilişkili olduğunu gösteren araştırmalar vardır. Kanada'da 2.441 çocuğun izlendiği bir çalışmada, 24 ve 36 aylıkken ekran süresi daha uzun olan çocukların 36 ve 60 aylıkken yapılan gelişim taramasında daha düşük puan aldığı görülmüştür. Çalışmanın tasarımı ilişkinin ekrandan gelişime doğru işlediğini düşündürse de ölçümler annelerin bildirimine dayanır. Gelişim konusunda kaygınız varsa ekranı azaltırken çocuk doktorunuzla da görüşün.

Büşra Nur Gökçe, çocuk gelişimci

Yazar

Büşra Nur Gökçe

Çocuk Gelişimci

İstanbul Aydın Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun oldum ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın 240 saatlik özel eğitim uzman öğretici kursunu tamamladım. İstanbul Avrupa Yakası'nda evde birebir özel ders veriyorum; bu rehberde velilerin sık aradığı sorulara güvenilir kaynaklara dayanarak cevap veriyorum.

Büşra Nur Gökçe'yi tanıyın

İlk adım, çocuğunuzun ihtiyaçlarını birlikte anlamak

Eğitim hedefinizi ve ilçenizi paylaşın; uygun çalışma planını ön görüşmede birlikte konuşalım.

Ara WhatsApp Ön Görüşme